El yapımı Gerçek Çikolata: Meşhur Beyoğlu Çikolatacısı


Üniversite yıllarımnın geçtiği kaldırımlar, Taksim Beyoğlu, Galata… Bu bölgede tarih var, bu bölgede binlerce yıllık gelenek ve kültürlerin kaynaşması var. Kafanız bozuksa çıkın İstiklal’de bir hava alın, yürüyün sonra insanları izleyin bakın dert tasınız kalıyor mu?
Beyoğlu demişken, nasıl anlatılır ki? Gözünüzü kapatın ve aklınıza neyi hayal ediyorsanız elinizin altında olduğu bölgeden bahsediyorum. Her telden, renkten, ırktan, dinden insanların kaynaştığı bir yer. Beyoğlunun camileri doludur, Kiliseleri de , hatta Sinagog’u da… Beyoğlunun gece klüpleri de doludur, sufi kafeleri de, esnaf lokantası da birinci sınıf lokantası da müşteri bulur, Fransız lokantası da İtalyan lokantası da doludur. Dilerseniz 5TL ye mutlu olabilir, dilerseniz 5 milyona mutsuz olabilirsiniz. Mesela harcanan para değil sevdiğin şeyi isteyerek yapmakta. O yzden çoğu zaman küçük şeyler pahalı ve şatafatlı şeylerden daha çok mutlu eder insanı. Size düşen sadece bugün kendinizi nasıl hissediyorsanız hislerinize ve duygularınıza hitap eden bir yer, mabet, gezilecek yer ve havası mutlaka vardır. Yeterki isteyin.
Yıllardır hep bu şuurla İstiklal caddesini ve dünyanın önemli merkezlerindeki caddelerini gezer insanları analiz ederim. Gördüğüm şey Beyoğlu’nun  kozmopolit yapısını başka bir yerde göremedim. İstanbul kadim şehir, Beyoğlu kadim… Kıymetini bilelim bu zenginliğimizin.
Beyoğlu denilince ilk akla neler gelir diye sorarsanız çok şey sıralanabilir. Benim ilk aklıma gelenlerden birisi de meşhur Beyoğlu çikolatacısı.
60 yılı aşkın süredir  el yapımı olarak katkısız ve ilk günkü formülle üretilen çikolataları Beyoğlunda bir kişinin içine zor sığacağı küçücük dükkanda satılıyor. Hemde ne satış… Bu lezzeti duyan gelmiş, önünde kuyruk olmadığı anı hiç hatırlamam. Hiç te eksilmesin zaten.
Bizim insanımız alım gücünden kaynaklı kaliteyi çok sevmez ama nostaljiyi çok sever. Kaliteyi küçük parçalara bölüm daha ekonomik halini de çok sever ve alır. Belki bu yüzdendir Beyoğlu çikolatacısı’nın önündeki uzun kuyruk belki de tabelasındaki nostalji barındıran Beyoğlu çikolatacısı ibaresi insanları buraya çeker. Bence tüm bu saydıklarımın yanında el yapımı eşsiz lezzetteki çikolatanın tadı insanların ayaklarını kaydırır, damaklarını cezbeder.
Beyoğlu çikolatacısı’nın belki en önemli ve ilginç özelliği ise sattığı çikolatayı ambalaja koymamaları.
21. yüzyılda ambalaj savaşları verilirken böyle bir uygulama akıntıya karşı yüzmek gibi.
Berbat çikolatayı müthiş ambalajla kitlelere ulaştıran çikolata pazarlamacılarının olduğu bir dünyada kaliteli ve el yapımı, günlük belirli ve az miktarda özel üretilen kaliteli çikolatalar için kuyruğa girenler keyif insanlarıdır, ağızlarının tadını bile insanlardır. Parasını ambalaja vermek yerine hakiki çikolataya veren insanlardır.
Peki neden ambalaj yok sorusunun cevabı ise yine ekonomik durum. 1950’ler Türkiye’sinin alım gücü bugünler gibi zengin değil tabi. Haliyle ambalaj oldukça lüks bir durum. Şimdi neden ambalaj yok peki? Artık paramız da var ve ambalaj seven insanlarız da. En başta dedim ya biz nostalji seven milletiz, nerede eski Ramazanlar diye başlayıp Ramazanı bitirdiğimiz şu günler nostaljiye ne kadar aç olduğumuzun kanıtı değil mi?
Millet olarak tercihimiz Beyoğlu çikolatasının ambalajsız ve aluminyum folyoda olmasıdır. Gerçi şimdilerde bir kaç satış noktasında mesela (Tadında Anadolu) Beyoğlu Çikolatacısının ambalajlı ürünlerini görüyorum. Ambalajın bir albenisi var , akıllı düşünüp nostalji oluşturmuşlar. Ancak beni ikna edemediler. Ben yine de ilk hali olan, (evet daha nosljik:) olanı tervcih ediyorum.
Beyoğluna gidiyorum , uzun kuyruğa giriyorum fındıklı bitter çikolatamı alıyorum. İstiklalde amaçsız yürürken çikolatamı afiyetle  yiyorum.
Yazımı daha fazla sosyolojik analiz yaparak sürdürmek istemiyorum, birazda çikolatadan bahsedeyim.
Çikolata kimine göre şimanlık vesilesi, kimine göre depresyon zamanında dil altı ilacı gibi cepte taşınan nesne bana göre ise mutluluk hormonu. Yani bir hormon bulduk adı çikolata deseler ilk inanan ben olurum bu çok net.
Vey efendim seratonin hormonuymuş yok arkadaş seratonin diye bir hormon yok varsa o hormonun adı çikolatadır.
Beyoğlu Çikolatacısı 60 yılı aşkın süredir el emeği ile hergün kesintisiz bizleri mutlu etmek için uğraşıyor. Beyoğlunun nostaljisi, büyüklerin gözlerini nemlendiren ve çocukluğuna götüren ve herzaman tükrük bezlerimi salgılatan bir işletme.
Kakaoyu biz üretmiyoruz ama dünyanın en kaliteli fındığını bizler üretiyoruz. Kaliteli kako yerli fındığımızla beraber üst düzey lezzeti beraberinde getiriyor.
Belçika  çikolatası ile ünlü olsa da şehir değil işletme yada ustadır asıl olan. Şehrin bir şeyi ünlü olmamalı, şehrin içindekiler ünlü olmalı. Belçika’da farklı çikolata markalarından da yedim. Beyoğlu çikolatasındaki tadı bulamadım. İşin sırrı sır gibi saklanan 60 yıllık formülde gizli.
Maalesef diyorum bu butik işletmeyi şubeleştirme yoluna giriyor, satış noktalarında ambalajlarıyla satışa çıkartıldı. Korkum o ki bir güzide markamız da yok olup gitmesin, Çoğaltalım derken kaliteden ödün verilmesin.
Beyoğluna gidin, bir Beyoğlu çikolatacısı kuyruğuna girin ve kendinize bir kalıp fındıklı çikolata alın. Aluminyum folyoyu yırtıp içini açtığınızda fındıklı çikolata mı yoksa çikolatalı fındık mı aldım diye şaşırabilirsiniz. Şimdilerde fındığı granül haline getirip pazarlayan yakışıklı paketlerde satılan çakma çikolatalarla uyuşturulmuş damağınıza bir mola verdirin. Gerçek çikolatayla ve gerçek ustalıkla damağınızı tanıştırın. Benim önerim her daim fındıklı bitter ama diğer çeşitleir de var, sütlü, sade,badem ve fıstıklı çeşitleri de var.
Bu arada, yılların emeğini çalmaya kalkanlar elbetteki var, taklitlerinden sakının.
Beyoğlu çikolatacısı İstanbul’daki En İyi Çikolatacılar Listem‘de yer aldı.
Fiyatları marketten aldığınız çilkolataya göre pahalı gelebilir, ancak içindeki fındık miktarı  ve kakaonun kalitesine değiyor. Çikolata parça büyüklüğüne fiyatları değişiyor.
Ortalam iki kişi 15TL’ye harika iki kalıp çikolata alıp İstiklal’de gezinebilirsiniz. Çikolatayı tok karna yemeyn karnınız açken çikolatayı iliklerinize kadar hissedin hem iştahınızı keser çok yemek yemenize engel olur. Akıllı davranılırsa çikolata aslında bir diyet ürünüdür sizi zayıflatır. Diyetisyenler duyasın ama denenenerk ispat edilmiş bir gerçek bu:)
Çikolata üzerine sonra belki kestane kebap yersiniz yada bir ıslak hamburger 🙂
Afiyet olsun
Adres: Katip Mustafa Çelebi Mahallesi, İstiklal Cad. No:69/Beyoğlu/İstanbul

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*