SeyyahGurme Kimdir?


Aslında bakarsanız SeyyahGurme biraz kallavi bir isim.

Ben ne seyyahım ne de gurmeyim bunu en başta belirtmeliyim.

Kendi oluşturduğum bir isim olarak SeyyahGurme’yi kullanmamdaki sebep hem gerçek seyyahlara hemde gerçek gurmelere karşı kendimi sorumlu hissettiğimden ve onlara olan saygımdan ötürüdür.

Kendimi seyyah olarak görmediğim gibi gurme olarak da görmüyorum. Zaten bu iki kavramın içinin boşaltıldığını düşünüyorum.

Uçakla Almanya’ya giderken havada gördüğü üç beş ülkeyi  gezdim diye yazanların seyyah olduğu bir ülkede olduğumu biliyorum.

Kedi köpek yediği için kendisini gurme zanneden var,

Pahalı yerde yemek yediği için kendini gurme sanan da,

Çok ya da iyi yemek yediğini zanneden de gurme,

Rejim yapan bile gurme,

Yemek seçende gurme, seçmeyip mideye indirende

Bulduğunu tadmak için değil doymak yiyende

Pişirme tekniklerini bilmeyen

Hayatında çarşı pazar gezmemiş kişi bile gurme olmuş!

Bu bir eleştiri yada yargılama değil gördüğümü aktarıyorum. Eleştirmek için gurme olmak gerekir, dedim ya ben gurme değilim.

Ancak yinede kavramların içini boşaltmamak gerektiğini düşünüyorum.

Seyyah Gurme diye bir sıfatı çıkarttım ve içini doldurmaya çalışıyorum. İçeriğinde lezzete yolculuk var.

Yetenekleri, heyecanı,estetiği, araştırmacılığı, hayalperestliği ve  isteği doğrultusunda yemekten zevk alıyoruz ve hayatımızda pozitif etkisini görüyoruz.

Yediği yemeğe sadece “çok tuzluydu” diye yorum yapan kişinin yemekten ve hayattan aldığı zevk ile ilk tadımda yemeğin reçetesini çıkartacak kişinin yemek ve hayattan aldığı zevk aynı olmasa gerek.

İşletmeci ve şeflerin davetlerini ise geri  çeviriyorum. Çünkü davet edildiğim yerlerle ilgili istediğim gibi yorum yapmakta zorlanıyorum. Zannedersem toplam 3 işletme davatini kabul ettim, hepsine söylediğim şu oldu. Davetinize icabet ederim ama beğenmediğimi de yazarım, yazdım da. Fakat bu seferde şunu farkettim bana özel muamele yapılıyordu, her zamanki kaliteden daha kaliteli servis ve lezzeti sunmak istediklerine şahit oldum. Bu durum benim istediğim anlayışa tezat oluşturdu. Dolayisiyla artik davet kabul etmiyorum.

Farkettiyseniz hiç bir yerde fotoğrafım yok, hiç bir şefi tanımam hiç bir işletmeciyi de tanımam. Dolayısıyla bir lokantaya sizler gibi normal bir  müşteri gibi giderim. Lokantadaki kimse beni tanımadığı için bana özel ilgi yokur. Yemekleri yerken notlar alırım. İşletmenin mutfağından WC’sine kadar gözlemler, değerlendirmeler yaparım. Değerlendirme kriterlerim‘e göre notlar oluşturur puanlar veririm. İşletme ile ilgili blog yazımı yazacağım zaman belli bir süre geçmesini beklerim. Sonrasında çektiğim fotoğraflar ve aldığım notlar ile blog yazımı yazarım. Reklama karşıyım, reklam yapmıyorum.İşletmeyi olduğu gibi değerlendiriyorum. İstiyorum ki benim yorumlarımı okuyan insanlar o lokantaya gittiğinde farklı bir deneyim yaşamasınar. Çünkü ben internette bazı sitelerde yüksek puan verilmiş işletmelere gidip rezil hizmet aldığımı biliyorum. Çünkü oraya gurme adıyla cebini doldurmak isteyenler gidip puanlarını şişirdiler. Kötü hizmeti kaliteli diye sundurlar ve insanları kandırdılar. Ben yazımı okuyanları kandırmak istemiyorum. Gerçekleri yazıyorum. Önüme özel yemek servis edip yanlış puan vermekten ve dolaylı olarak sizleri yanıltmak istemiyorum.

Bu işi ticarete dökmüş insanlar zaten var benim yollarım onlar ile kesişmediği gibi onların gittiği yerleri mimleyip gitmiyorum. Çünkü reklama ihtiyacı olan bir işletme zaten benim aradığım işletme olamaz.

Benim için yemek sadece karın doyurmak için günlük bir eylem değil, birikim ve emegi  eyleme dönüştüren bir sanat. Ben bu sanattan çok zevk alıyorum.

Seyahati yeni yerler keşfedip hayat tecrübemi arttırmak amacıyla,

Kaliteli yemegi ise sanatçının sanat eserini okumak olarak görüyorum.

Her ikisinde de hayatıma önemli tecrübeler kattığını düşünüyorum.

Umarım sizede katkı sağlar.

Keyifli okumalar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*